“ASGARİ ÜCRETLİNİN CEBİNDEN 7 AYDA 5 BİN 575 LİRA BUHAR OLDU!”
CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı Temmuz 2026 enflasyon verilerini değerlendirdi. TÜİK'in Temmuz ayında aylık enflasyonu yüzde 1,78, yıllık enflasyonu yüzde 31,75 olarak açıkladığını hatırlatan Kış, bağımsız araştırma grubu ENAG'ın ise aynı dönemde aylık enflasyonu yüzde 3,07, yıllık enflasyonu yüzde 50,49 olarak hesapladığını belirtti.
Resmî veriler ile vatandaşın günlük hayatta yaşadığı hayat pahalılığı arasındaki farkın her geçen gün büyüdüğünü ifade eden Kış, "Mutfakta, pazarda ve markette hissedilen enflasyon ile açıklanan rakamlar aynı değil. Vatandaşın yaşadığı gerçek hayat pahalılığı istatistik tablolarına sığmıyor." dedi.
"Asgari ücretlinin cebinden 7 ayda 5 bin 575 lira buhar oldu"
Temmuz enflasyonuyla birlikte asgari ücretin alım gücünün hızla eridiğini belirten Kış, şu değerlendirmeyi yaptı:
"2026 yılı başında 28 bin 75 lira olarak belirlenen asgari ücret, daha yılın ilk yedi ayında enflasyon karşısında büyük ölçüde değer kaybetti. Bugün aynı alım gücüne sahip olabilmesi için ücretin yaklaşık 33 bin 650 lira olması gerekiyordu. Ancak mevcut ücret değişmedi. Sonuç olarak asgari ücretlinin 28 bin 75 liralık maaşının satın alma gücü yaklaşık 22 bin 500 liraya geriledi. Başka bir ifadeyle çalışanın cebinden 7 ayda tam 5 bin 575 lira buhar oldu."
"Pembe tablolar vatandaşın sofrasını doldurmuyor"
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in enflasyondaki düşüş eğilimine vurgu yapacağını belirten Kış, ekonomik tablonun vatandaş açısından çok farklı olduğunu söyledi.
"Sayın Bakan yine çıkıp 'enflasyon düşüş eğiliminde' diyecek. Ancak vatandaşın mutfağındaki gerçek bambaşka. Türkiye'de yıllık gıda enflasyonu yüzde 34,55 seviyesinde. Bu oranla Türkiye, Avrupa'da birinci, dünyada ise en yüksek gıda enflasyonuna sahip dördüncü ülke konumunda. İnsanlar en çok ekmeğe, süte, ete, sebzeye, meyveye para harcıyor. Mutfaktaki yangın sönmeden enflasyon düştü demek, vatandaşın yaşadığı gerçeği değiştirmiyor."
"İki farklı enflasyon, tek gerçek: Geçim krizi"
Kış, TÜİK ve ENAG verileri arasındaki farkın da dikkat çekici olduğunu belirterek şunları söyledi:
"Temmuz ayında TÜİK aylık enflasyonu yüzde 1,78, ENAG ise yüzde 3,07 olarak açıkladı. Yıllık enflasyonda ise TÜİK yüzde 31,75, ENAG yüzde 50,49 hesapladı. Aynı ay, aynı ülke ama iki farklı enflasyon tablosu var. Vatandaş ise hangi rakamın doğru olduğunu istatistiklerden değil; pazardaki etiketlerden, market fişinden ve ödediği faturalardan biliyor."
"Maaşlar değil, yoksulluk güncelleniyor"
Ekonomi yönetiminin enflasyonu rakamlarla kontrol altına aldığını savunduğunu ancak vatandaşın alım gücünün hızla erimeye devam ettiğini ifade eden Kış, açıklamasını şöyle tamamladı:
"Enflasyon düştü söylemiyle pembe tablolar çizilebilir. Ama gerçek değişmiyor. Asgari ücretlinin cebinden 7 ayda 5 bin 575 lira eksilmiş durumda. Maaşlar artmıyor, alım gücü her ay biraz daha azalıyor. Milyonlarca emekçi, emekli ve dar gelirli için açıklanan rakamların değil, marketteki fiyatların hükmü geçiyor. Bugün Türkiye'nin en büyük sorunu, enflasyon değil; geçim krizidir."
