Yenişehir’de 3 Bin 600 dekarlık arı cenneti
Sıfır şeker, yüzde 100 ekoloji!
Kadim coğrafyaya ekolojik dokunuş
Yenişehir’de bal için geri sayım
Yenişehir’de arılara doğal sofra
Şekersiz balın adresi; Manavşa!
Yenişehir Belediyesi’nin iklim krizine dirençli ve sürdürülebilir arıcılığı desteklemek amacıyla hayata geçirdiği Manavşa Arı Merası ve Ekolojik Tarım Havzası Projesi’nde bal sağımı için geri sayım başladı. Şeker takviyesi yapılmadan ve kovanlar taşınmadan tıbbi-aromatik bitkilerle desteklenen projede, kovan başına 10 kilogramlık doğal ve ilaçsız bal rekoltesi hedefleniyor. Kizzuwatna’dan Toroslar’a uzanan binlerce yıllık arıcılık geleneğini modern ve ekolojik yöntemlerle yaşattıklarını ifade eden Başkan Abdullah Özyiğit, “Arıların izini sürerek doğayı iyileştirmeye, sürdürülebilir bir geleceği hep birlikte inşa etmeye kararlıyız. İnanıyorum ki Manavşa'da attığımız bu tohum, önümüzdeki yıllarda çok daha büyük bir ekolojik ve ekonomik değere dönüşecek.” dedi.
Mersin Yenişehir Belediyesi tarafından arı popülasyonunun korunması, ekolojik tarımın geliştirilmesi ve kaliteli bal üretiminin desteklenmesi amacıyla hayata geçirilen Manavşa Arı Merası’nda bal sağımı için hazırlıklar sürüyor. Yenişehir Belediyesi’nin iklim değişikliğine uyum, sürdürülebilir tarımsal üretim, biyolojik çeşitliliğin korunması ve kırsal kalkınmayı desteklemek amacıyla yürüttüğü Manavşa Arı Merası ve Ekolojik Tarım Havzası Projesi, Değirmençay, Turunçlu, Karahacılı ve Uzunkaş mahallelerini kapsayan bölgede uygulanıyor. Doğal yapısı itibarıyla çanak vadi özelliği taşıyan bölgede oluşturulan proje kapsamında, düşük su ihtiyacının yanı sıra arılar için önemli nektar ve polen kaynağı oluşturan züfa, tıbbi ada çayı, tıbbi nane ve ıtır gibi tıbbi ve aromatik bitkilerin üretimi destekleniyor.
TIBBİ BİTKİLERLE DOĞAL BESİN KAYNAĞI
Projenin Yenişehir Belediyesi’nin ekoloji yaklaşımının somut bir yansıması olduğunun altını çizen Araştırma ve Geliştirme (AR-GE) Müdürü Eylem Parlak Emre, “Proje; iklim değişikliğine uyum, sürdürülebilir tarımsal üretim, biyolojik çeşitliliğin korunması ve kırsal kalkınmanın desteklenmesi amacıyla yürütülen bütüncül bir üretim modelidir. Proje kapsamında ilçemizin kırsal mahallelerinden Değirmençay, Uzunkaş, Karahacılı ve Turunçlu mahallelerimizi kapsayan, doğal yapısı itibariyle bir çanak vadi oluşturan bir tarım havzası oluşturduk. Bu kapsamda kooperatifler, akademisyenlerle birlikte görüşmeler gerçekleştirdik. Havzada yetiştirilebilecek düşük su ihtiyacının yanı sıra bir nektar ve polen kaynağı oluşturması nedeniyle züfa, tıbbi ada çayı, tıbbi nane ve ıtır gibi bitki türlerini belirledik ve üreticilerimize örnek oluşturmak amacıyla da Değirmençay mahallemizde bir koleksiyon bahçesi oluşturduk. Yenişehir Belediyesi olarak üreticilerimize züfa, tıbbi ada çayı, ıtır, tıbbi nane bitkilerinin fidelerini teminini sağlamanın yanı sıra ayrıca ekim, bakım, hasat ve ürün yönetimi konularında da destek olmaktayız. Projenin önemli bileşenlerinden biri de Manavşa Arı Merası Projesidir. Arıcılığı yalnızca bal üretimi olarak değil, ekosistemin devamlılığını sağlayan önemli bir doğal süreç olarak ele almaktayız. Bu doğrultuda tıbbi ve aromatik bitkilerin yetiştirildiği alanlara arı kovanları yerleştirerek arıların doğal ve zengin bir besin kaynağına erişmesini hedefliyoruz.
AMAÇ İKLİM KRİZİNE DİRENÇLİ ARICILIK
Yenişehir Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkan Yardımcısı Şamil Beştoy ise projenin yaklaşık 1,5 yıldır sürdüğünü belirterek, çalışmanın temel amacının iklim krizine dirençli ve sürdürülebilir bir arıcılık modeli geliştirmek olduğunu ifade etti. İklim krizinin bitkilerin çiçeklenme dönemlerini değiştirdiğini, bunun da arıcıların üretim planlamasını zorlaştırdığını belirten Beştoy, proje kapsamında kovanların değişen iklim koşullarında nasıl yönetilebileceği ve arılara hangi koşullarda nasıl müdahale edilmesi gerektiği konusunda çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Projenin hem bilimsel bir AR-GE araştırması hem de uygulama projesi olduğunu kaydeden Beştoy, bölgenin arıcılık açısından tarihsel önemine de dikkat çekti.
ARILARI TAŞIMADAN VE ŞEKER TAKVİYESİ YAPMADAN ÜRETİM
Projede arıların doğal koşullara uygun yöntemlerle yaşatılması ve üretim yapmasının hedeflendiğini anlatan Beştoy, kovanların taşınmadığını ve arılara şeker takviyesi yapılmadığını söyledi. Beştoy, bölgedeki mevcut kovanlardan bu yıl kovan başına yaklaşık 10 kilogram bal elde etmeyi hedeflediklerini belirterek, sağım çalışmalarının ağustos ayı sonu veya eylül ayı başında yapılmasının planlandığını ifade etti. Uzun vadeli hedeflerinin ise elde edilen bilgi ve deneyimi bölgedeki diğer arıcılarla paylaşarak arıcılıkta doğal süreçleri merkeze alan bir üretim anlayışının yaygınlaşmasını sağlamak olduğunu belirten Beştoy, doğal, temiz, katkısız ve ilaçsız bal üretiminin yanı sıra bu ürünlerin pazarlanması ve tüketiciyle buluşturulmasının da büyük önem taşıdığını vurguladı. Projede Yenişehir Belediyesi AR-GE birimi, Yenişehir Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ve Kalkınma Ajansı başta olmak üzere farklı kurum ve kuruluşların birlikte çalıştığını aktaran Beştoy, belediyenin projeyi bir tarımsal üretim politikası olarak sahiplenmesinin önemine dikkat çekti. Türkiye’de arıcılığın kapsamlı bir politika çerçevesine ihtiyaç duyduğunu savunan Beştoy, iklim değişikliği ve tarımsal üretimde yaşanan sorunların arıcılığı da doğrudan etkilediğini belirterek, kamu kurumları ve belediyelerin arıcılık çalışmalarını daha fazla sahiplenmesi gerektiğini ifade etti.
BAŞKAN ÖZYİĞİT: ARILARIN İZİNİ SÜREREK GELECEĞİ İNŞA EDİYORUZ
Bal sağımını heyecanla beklediklerinin altını çizen Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ise, “Küresel ısınma ve iklim krizi kapımızda değil, artık hayatımızın tam ortasında. Çiçeklenme zamanlarının değiştiği, kuraklığın arttığı ve doğanın dengesinin bozulduğu bu zorlu dönemde, maalesef yaşam zincirinin en önemli halkası olan arı popülasyonu da büyük bir tehlike altında. Biliyoruz ki arılar yoksa, tozlaşma yok; tozlaşma yoksa, ekolojik denge ve hayat yok. Bizler, bu topraklarda binlerce yıllık muazzam bir mirasın üzerinde oturuyoruz. Antik dönemde Kizzuwatna adıyla anılan bu kadim Toroslar coğrafyası, yüksek rakımlı yaylaları ve zengin endemik bitki örtüsüyle tarih boyunca her zaman şifanın ve bereketin merkezi olmuştur. Toros Dağları'nın zirvelerinde, ilaçsız ve katkısız florada üretilen bu yayla balları, asırlık arıcılık geleneklerimizle sofralarımıza ulaşmış; doğallığı ve yüksek kalitesiyle her zaman adından söz ettirmiştir. İşte bu köklü gelenekten aldığımız ilham ve çevre bilinciyle Yenişehir Belediyesi olarak elimizi taşın altına koyduk. Çünkü iklim krizine karşı yerel yönetimlerin de büyük sorumluluğu olduğuna inanıyoruz. Su kaynaklarımızı korumak, toprağımızı korumak, üreticimizi desteklemek, biyolojik çeşitliliği yaşatmak ve çocuklarımıza sağlıklı bir çevre bırakmak bizim için bir tercih değil, görevdir. Kadim Toroslar bölgesinde yer alan; Değirmençay, Turunçlu, Karahacılı ve Uzunkaş mahallelerimizi kapsayan ve doğal çanak vadi yapısıyla eşsiz bir ekosisteme sahip bölgede, Manavşa Arı Merası ve Ekolojik Tarım Havzası Projesi’ni hayata geçirdik. Geleneksel yayla arıcılığımızın ruhunu modern ve ekolojik çözümlerle buluşturduk. İklim krizine dirençli, su stresi çekmeyen ve arılarımız için zengin nektar ile polen kaynağı sunan özel bir flora oluşturduk. Toprağımızı; züfa, tıbbi ada çayı, tıbbi nane ve ıtır gibi şifalı ve aromatik bitkilerle buluşturduk. Böylece hem su kaynaklarımızı koruduk hem de arılar için adeta korunaklı ve zengin bir besin merası inşa ettik. Şimdi ise bu emeğin, doğayla kurduğumuz bu barışçıl bağın en tatlı meyvesini almak üzereyiz. İklim krizine dirençli ilk bal sağımımız için gün sayıyoruz. Yenişehir’de Kizzuwatna'dan Toroslar'a uzanan bu kadim mirası koruyarak sadece bugünü değil, yarını planlıyoruz. Arıların izini sürerek doğayı iyileştirmeye, sürdürülebilir bir geleceği hep birlikte inşa etmeye kararlıyız. İnanıyorum ki bu havza, önümüzdeki yıllarda çok daha büyük bir ekolojik ve ekonomik değere dönüşecek.”
