ELEKTRİK KAZALARINDA GERÇEK; BEYANLARLA DEĞİL, BİLİMSEL İNCELEMEYLE ORTAYA ÇIKAR
Mersin'de henüz 1,5 yaşındaki Yamaç Ali Erdemci'nin elektrik akımına kapılarak yaşamını yitirmesi hepimizi derinden üzmüş, toplum vicdanında derin bir yara açmıştır.

BİRLİKTE EMO Platformu olarak ilk günden itibaren bu acı olayın tüm yönleriyle aydınlatılması, varsa teknik eksikliklerin ortaya çıkarılması ve benzer olayların tekrar yaşanmaması amacıyla elektrik tesisatlarında risk odaklı ve periyodik teknik denetimlerin yaygınlaştırılması gerektiğini kamuoyuyla paylaşmıştık.

Aradan geçen süreçte aynı bölgede yeniden elektriklenme yaşandığına ilişkin iddialar kamuoyuna yansımış; aile bireyleri tarafından halı silkelenmesi sırasında elektrik akımına maruz kalındığı yönünde açıklamalar yapılmıştır.

Bu gelişmeler üzerine farklı değerlendirmeler yapılmış, olay yeniden ülke gündemine taşınmıştır.

Bizim yaklaşımımız ise ilk günkü gibi nettir:

Elektrik kazaları; yorumlarla değil, bilimsel incelemelerle açıklığa kavuşturulmalıdır.

İLK OLAY SONRASINDA YAPILAN MÜDAHALE KAMUOYUNDA YENİ SORULAR DOĞURMUŞTUR
Kamuoyuna yansıyan bilgiler doğrultusunda, ilk olayın ardından ilgili kurumlar tarafından olay yerinde teknik inceleme yapılmış; olayın meydana geldiği bölgede bulunan telekomünikasyon hattına ait taşıyıcı çelik halatın, konutun elektrik enerjisinin yapıya giriş noktası olarak bilinen ve uygulamada servis konsolu olarak adlandırılan bölümle temas ettiği değerlendirilerek gerekli teknik müdahalenin gerçekleştirildiği ifade edilmiştir.

Yine kamuoyuna yansıyan bilgilere göre söz konusu telekomünikasyon hattı bu noktadan ayrılmış ve tehlikeli temasın giderilmesine yönelik işlem yapılmıştır.

Eğer bu teknik müdahale belirtilen şekilde gerçekleştirilmiş ise, kamuoyunun cevap beklediği temel soru şudur:

İlk olay sonrasında risk oluşturan temasın giderildiği belirtilmesine rağmen, aynı bölgede yeniden elektriklenme yaşandığı iddiası teknik olarak nasıl açıklanacaktır?

Bu sorunun cevabı yalnızca beyanlarla değil; yeniden yapılacak teknik incelemeler, ölçümler ve bağımsız bilirkişi değerlendirmeleriyle ortaya konulmalıdır.

TEKNİK İNCELEME TAMAMLANMADAN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER DİKKATLİ OLMALIDIR
Olayın ardından farklı kurumlar, uzmanlar ve meslek kuruluşları tarafından çeşitli değerlendirmeler yapılmıştır.

Elektrik kazaları; olay yeri incelemesi, gerilim ölçümleri, topraklama kontrolleri, kaçak akım analizleri ve teknik bilirkişi raporları tamamlanmadan kesin sonuca varılabilecek olaylar değildir.

Bu nedenle, hangi kurum tarafından yapılırsa yapılsın, teknik inceleme süreci tamamlanmadan kamuoyuna yapılan değerlendirmelerin nihai teknik sonuç olarak görülmemesi gerektiğine inanıyoruz.

Yaşanan son gelişmeler de göstermektedir ki olayın tüm yönleriyle yeniden değerlendirilmesi ve kamuoyunun yalnızca doğrulanmış teknik verilerle bilgilendirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Elektrik mühendisliği;

kanaatlerle değil ölçümle, varsayımlarla değil bilimsel verilerle konuşur.

HALI ÜZERİNDEN ELEKTRİK AKIMI GEÇER Mİ?
Kamuoyunda tartışılan konulardan biri de halı üzerinden elektrik akımının iletilmesidir.

Elektrik mühendisliği açısından; kuru yün, pamuk, naylon ve polyester esaslı halılar normal koşullarda yüksek elektriksel direnç gösterir. Bu nedenle tamamen kuru bir halının tek başına tehlikeli seviyedeki elektrik akımını kişiye iletmesi beklenen bir durum değildir.

Ancak;

Halının ıslak veya nemli olması,

Üzerinde iletken kir veya tuzlu su bulunması,

Kişinin aynı anda farklı potansiyelde bulunan metal bir yüzeye temas etmesi,

Elektrik devresini tamamlayacak başka bir temas noktasının oluşması

gibi durumlarda teknik değerlendirme farklılaşabilir.

Dolayısıyla olayın yalnızca anlatımlarla açıklanması da, yalnızca teorik bilgilerle kesin olarak reddedilmesi de bilimsel değildir.

Her olay kendi teknik koşulları içerisinde değerlendirilmelidir.

İKİNCİ OLAY TÜM YÖNLERİYLE İNCELENMELİDİR
İkinci olayla ilgili olarak aşağıdaki soruların teknik olarak cevaplandırılması gerekmektedir:

İddia edilen elektriklenme gerçekten elektrik akımından mı kaynaklanmıştır?

Temas edilen nokta ilk olaydaki aynı telekomünikasyon hattı mıdır?

İlk müdahale sonrasında hatta yeniden herhangi bir elektriksel temas oluşmuş mudur?

Bina elektrik tesisatı, servis konsolu, balkon korkulukları veya diğer metal bölümlerde farklı bir kaçak bulunmakta mıdır?

Olay sırasında gerilim ölçümü yapılmış mıdır?

Halının fiziksel ve elektriksel özellikleri incelenmiş midir?

Bu soruların cevapları verilmeden yapılacak her değerlendirme eksik kalacaktır.

TIBBİ BULGULAR DA OLAYIN AYDINLATILMASININ ÖNEMLİ BİR PARÇASIDIR
Basına yansıyan haberlerde, olay sonrasında çocuğun anneannesinin de elektrik akımına maruz kaldığı ve bu nedenle hastanede tedavi gördüğü yönünde bilgiler yer almaktadır.

Eğer gerçekten böyle bir başvuru gerçekleşmiş ise, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi açısından aşağıdaki hususların da açıklığa kavuşturulması önem taşımaktadır:

Sağlık kuruluşunda "elektrik akımına maruz kalma" yönünde bir değerlendirme yapılmış mıdır?

Yapılan muayene ve tetkiklerde elektrik akımına maruziyeti destekleyen herhangi bir klinik bulgu tespit edilmiş midir

Bu kapsamda düzenlenmiş adli veya tıbbi bir rapor bulunmakta mıdır?

Varsa bu raporlar adli soruşturma dosyasına teknik delil olarak yansıtılmış mıdır?

Bu soruların yanıtları, olayın teknik ve adli boyutunun birlikte değerlendirilmesi açısından önem taşımaktadır.

Tıbbi raporlar da teknik raporlar kadar sürecin sağlıklı aydınlatılmasının önemli parçalarındandır.

AİLENİN YAŞADIĞI ACININ FARKINDAYIZ
Evladını kaybetmiş bir annenin ve ailenin yaşadığı acıyı tarif etmek mümkün değildir.

Bu nedenle aile bireylerinin yaşadığı kaygılar, korkular ve açıklamaları insani açıdan saygıyla karşılanmalıdır.

Ancak empati kurmak ile teknik değerlendirme yapmak birbirinin alternatifi değildir.

Bilimsel gerçekler; olay yeri incelemeleri, teknik ölçümler, sağlık bulguları ve adli süreç birlikte değerlendirilerek ortaya çıkar.

YETKİLİ KURUMLARA ÇAĞRIMIZDIR
BİRLİKTE EMO Platformu olarak;

İlk olay sonrasında yapılan teknik müdahalenin kapsamının kamuoyuyla paylaşılmasını,

Aynı bölgede yeniden bağımsız teknik inceleme yapılmasını,

Elektrik dağıtım şirketi, telekomünikasyon işletmecisi, ilgili kamu kurumları ve bağımsız elektrik mühendislerinden oluşacak ortak teknik bir heyetin inceleme yapmasını,

Gerilim ölçümleri ile teknik bulguların soruşturmanın gizliliğine zarar vermeyecek ölçüde kamuoyuyla paylaşılmasını,

Varsa sağlık kuruluşlarında düzenlenen tıbbi ve adli raporların da soruşturma kapsamında teknik değerlendirmelerle birlikte ele alınmasını,

Benzer olayların yaşanmaması amacıyla özellikle eski yerleşim alanlarında elektrik ve haberleşme altyapılarının ortak risk analizlerinin yapılmasını

kamu yararı adına önemli görmekteyiz.

Bu kapsamda; 
Bir çocuğun yaşamını kaybettiği hiçbir olay yalnızca bir adli dosya olarak görülmemelidir.

Bu olay aynı zamanda;kamu güvenliğinin, mühendislik etiğinin, bilimsel yaklaşımın ve toplum vicdanının ortak sınavıdır.

Hiç kimse peşinen suçlanmamalıdır.Hiçbir teknik iddia da peşinen doğru veya yanlış kabul edilmemelidir.

Gerçek;

sosyal medya paylaşımlarında değil, ölçüm cihazlarında, teknik raporlarda, sağlık bulgularında ve

bağımsız bilirkişi incelemelerinde ortaya çıkar.

BİRLİKTE EMO PlATFORMU olarak hiçbir kurumun, hiçbir kişinin veya hiçbir iddianın tarafı değil;

yalnızca bilimin, mühendisliğin, kamu güvenliğinin ve toplum vicdanının tarafıyız.

Yamaç Ali Erdemci'nin yaşamını yitirmesine neden olan olay bütün yönleriyle aydınlatılmalı; elde edilecek teknik ve adli sonuçlar kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılmalıdır.

Çünkü bir çocuğun yaşamını kaybettiği hiçbir olay karanlıkta kalmamalıdır.

 

BİRLİKTE EMO PLATFORMU
Seyfettin Atar
Platform Sözcüsü