MERSİN’İN EKONOMİK GÜCÜ ORTAK İLETİŞİM DİLİYLE KARŞILIK BULMALI

Clean Work İletişim Ajans Başkanı Yasemin Toklucu, Mersin’in limanı, serbest bölgesi, sanayi altyapısı, tarımsal üretimi, lojistik üstünlüğü, turizm potansiyeli ve dış ticaret kapasitesiyle Türkiye ekonomisinde stratejik bir ağırlığa sahip olduğunu belirterek, kentin bu gücünün ulusal karar mekanizmalarında daha güçlü karşılık bulması gerektiğini söyledi. Toklucu, Mersin’in hak ettiği yatırım, kaynak, temsil ve görünürlük payını alabilmesi için firmaların, kurumların ve kent liderlerinin dağınık değil, ortak ve bütünlüklü bir iletişim diliyle hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

Medya ve iletişim alanlarında hizmet veren Clean Work İletişim Ajans Başkanı Yasemin Toklucu, Mersin’in yalnızca potansiyel taşıyan bir şehir olarak değil, bugün üreten, istihdam sağlayan, dış ticarete yön veren, sanayi ve lojistik akışta belirleyici rol üstlenen bir ekonomik merkez olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Toklucu, Mersin’in sahip olduğu gücün sahadaki üretim kapasitesine, yatırımlara ve ekonomik verilere yansıdığını ancak aynı ölçüde güçlü bir anlatıya dönüşmediğini belirtti.

Toklucu, “Mersin’in temel meselesi görünür olmak için kendini anlatmak değil, ekonomik ağırlığının karar alma süreçlerinde doğru okunmasını sağlamaktır. Bu şehir üretiyor, taşıyor, ihraç ediyor, istihdam sağlıyor ve Türkiye ekonomisine değer katıyor. Ancak bu değerin ulusal ölçekte hak ettiği karşılığı bulması için iletişimin daha stratejik kullanılması gerekiyor” dedi.

“Şehirlerin rekabetinde iletişim artık temsil gücüdür”

Toklucu, şehirlerin kalkınma yarışında yalnızca altyapı, yatırım alanı, üretim kapasitesi ve coğrafi avantajlarla öne çıkmadığını belirterek, bu unsurların doğru bir iletişim stratejisiyle desteklenmediği durumlarda yeterli etki oluşturmadığını kaydetti. Toklucu, “Bugün bir şehrin ne ürettiği kadar, bu üretimi hangi çerçevede anlattığı da önem taşıyor. Mersin’in liman gücü, tarımsal çeşitliliği, sanayi üretimi, turizm potansiyeli, dış ticaret kapasitesi ve lojistik avantajı birbirinden bağımsız başlıklar değildir. Bunların tamamı Mersin’in Türkiye ekonomisindeki yerini tarif eden ortak bir bütünün parçalarıdır” ifadelerini kullandı.

Mersin’in hak ettiği yatırım, destek, kaynak, ilgi ve ulusal gündem payını alabilmesi için bu bütünlüğün daha güçlü bir dille ifade edilmesi gerektiğini vurgulayan Toklucu, “Mersin’in talepleri çoğu zaman haklı bir zemine dayanıyor. Ancak haklılık, doğru anlatılmadığında yeterince güçlü bir kamuoyu karşılığı üretmiyor. Bu nedenle iletişim Mersin için yalnızca tanıtım meselesi değil, temsil meselesidir” diye konuştu.

“Güçlü firmalar şehir algısının taşıyıcılarıdır”

Mersin’de güçlü firmalar, ihracatçılar, sanayiciler, üreticiler ve girişimciler bulunduğunu belirten Toklucu, bu yapıların yalnızca kendi sektörleri açısından değil, kentin ekonomik algısı açısından da önemli birer temsil değeri taşıdığını söyledi. Toklucu, “Mersin’de işini sessizce büyüten, ihracat yapan, yatırım yapan, istihdam sağlayan, ulusal ve uluslararası pazarlarda karşılığı olan çok sayıda firma var. Ancak bu firmaların önemli bir kısmı iletişimi stratejik bir yönetim alanı olarak kullanmıyor. Oysa güçlü firmaların hikayesi, aynı zamanda Mersin’in ekonomik hikayesidir” dedi.

Toklucu, firma başarılarının görünür hale gelmesinin şehir ekonomisine de katkı sunduğunu ifade etti. Toklucu, “Bir firmanın yeni yatırımı, ihracat başarısı, üretim kapasitesi, istihdam gücü ya da sektörel deneyimi yalnızca kurumsal bir başarı başlığı olarak kalmamalıdır. Bunlar Mersin’in üretim kabiliyetini, yatırım iklimini ve ekonomik derinliğini gösteren değerlerdir. Bu değerler doğru iletişimle anlatıldığında şehir adına daha güçlü bir algı zemini oluşur” değerlendirmesinde bulundu.

“Lider iletişimi Mersin’in ortak sesini güçlendirir”

Toklucu, Mersin’in temsil gücünün yalnızca kurumlar ve firmalar üzerinden değil, aynı zamanda liderlerin kullandığı dil üzerinden de şekillendiğini belirtti. Yönetim kurulu başkanları, oda ve dernek başkanları, sanayiciler, iş insanları, yerel yöneticiler ve kanaat önderlerinin kent adına önemli bir iletişim sorumluluğu taşıdığını söyleyen Toklucu, “Liderin dili yalnızca kendi kurumunu anlatmaz. O dil, sektörün, iş dünyasının ve şehrin algısını da etkiler” dedi.

Mersin’in meselelerinin yalnızca sorun başlıkları üzerinden değil, çözüm, üretim, vizyon ve ekonomik katkı diliyle anlatılması gerektiğini ifade eden Toklucu, “Bir şehir sürekli sorunlarıyla konuşulduğunda eksik algılanır. Mersin’in elbette çözüm bekleyen başlıkları var. Ancak Mersin yalnızca sorunları olan bir şehir değil, Türkiye’ye değer üreten güçlü bir merkezdir. Lider iletişimi bu dengeyi kurmak zorundadır” diye konuştu.

“Mersin’in ortak bir ekonomik anlatıya ihtiyacı var”

Toklucu, Mersin’in tanıtımında dönemsel kampanyalar yerine sürekliliği olan, veriyle desteklenen, sektörleri birbirine bağlayan ve kentin ekonomik kimliğini güçlendiren ortak bir iletişim stratejisine ihtiyaç bulunduğunu söyledi. Toklucu, “Mersin’i limanıyla ayrı, tarımıyla ayrı, sanayisiyle ayrı, turizmiyle ayrı, lojistiğiyle ayrı anlatmak yeterli değildir. Bu başlıkların tamamını aynı ekonomik kimliğin içinde buluşturan ortak bir şehir dili gerekiyor” dedi.

İletişimin doğru kullanılması halinde Mersin’in yalnızca görünürlüğünün değil, pazarlık gücünün, temsil kabiliyetinin ve ulusal ölçekteki etkisinin de güçlendiğini belirten Toklucu, “Mersin’in hak ettiği payı alması için önce kendi gücünü dağınık başlıklar halinde değil, bütünlüklü bir ekonomik anlatı olarak ortaya koyması gerekiyor. Bu şehirde üretim var, emek var, yatırım var, başarı var. Şimdi bu değerin daha güçlü bir iletişim diliyle karar vericilere, yatırımcılara, iş dünyasına ve kamuoyuna anlatılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.