Talat Dinçer: “Çocuklarımızın kaderi yoksulluk, şiddet ve suç olmamalıdır”
Yeni Parti Mersin Milletvekili Talat Dinçer, Türkiye’de çocukların suça sürüklenmesinin artık görmezden gelinemeyecek boyutta bir toplumsal krize dönüştüğünü belirterek, sorunun tüm yönleriyle araştırılması için Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını istedi. Dinçer ayrıca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a yazılı soru önergesi verdi.
Dinçer, TÜİK’in 2025 yılı verilerine dikkat çekerek, 609 bin 959 çocuğun güvenlik birimlerine geldiğini veya getirildiğini, bunların 196 bin 308’inin suça sürüklenme iddiasıyla, 267 bin 794’ünün ise mağdur olarak kayıtlara geçtiğini belirtti.
“Bu rakamlar sadece istatistik değildir” diyen Dinçer, çocukların suça sürüklenmesinin yalnızca güvenlik ve ceza politikalarıyla çözülemeyeceğini vurguladı. Dinçer, ekonomik sorunlar, artan yoksulluk, işsizlik ve gelir adaletsizliğinin ailelerin yaşamını zorlaştırdığını; eğitimden kopan, sosyal çevresi zayıflayan ve geleceğe dair umudunu kaybeden çocukların suç örgütlerinin hedefi haline gelebildiğini ifade etti.
Çocukların suça sürüklenmesinde aile içi sorunlar, şiddet, ihmal ve yetersiz sosyal destek mekanizmalarının da etkili olduğunu belirten Dinçer, “Çocuklar mı suça yöneliyor, yoksa yanlış politikalar mı çocukları suça itiyor?” sorusunu gündeme taşıdı.
Dinçer, suça sürüklenen çocuklarda yaralama, hırsızlık, uyuşturucu ve tehdit suçlarının ilk sıralarda yer aldığına dikkat çekerek, “Daha fazla güvenlik önlemi almak, daha fazla ceza uygulamak tek başına çözüm değildir” değerlendirmesinde bulundu.
“Çocuk suç işledikten sonra değil, önce korunmalı”
Devletin görevinin çocuk suç işledikten sonra cezalandırmak değil, suça neden olan koşulları ortadan kaldırmak olduğunu ifade eden Dinçer, “Güçlü devlet, çocuklarını kaybettikten sonra müdahale eden değil; çocuklarını kaybetmeden önce koruyandır” dedi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a verdiği yazılı soru önergesinde Dinçer; çocukların neden suça sürüklendiğini, çocukların devlete mi yoksa suç örgütlerine mi daha kolay ulaştığını, çocukların neden sosyal hizmetten önce emniyetle tanıştığını ve çocukların okuldan kopmasının neden önlenemediğini sordu.
Dinçer, “Çocuklarımızın kaderi yoksulluk, şiddet ve suç olmamalıdır. Onların kaderi eğitim, bilim, sanat ve umut dolu bir gelecek olmalıdır” diyerek, çocukların geleceği için gerekli adımların atılması çağrısında bulundu.
