GÜNEY KIBRIS’I TANIYAN TÜRKî CUMHURİYETLERİ ve…SESSİZ TURAB

Harun ARSLAN

27-05-2025 11:13

Advert

GÜNEY KIBRIS’I TANIYAN TÜRKî CUMHURİYETLERİ ve…SESSİZ TURAB

 

TURAB (Türk Arap İşadamları Derneği),  genel merkezi Mersin’de olan, büyük illerdeki şubeleri ve güçlü işadamı üyeleri ile etkili bir kuruluştur.

 

TURAB misyon olarak  7 Türk Cumhuriyeti ve 22 Arap ülkesi arasında kardeşlik ve dostluk ilişkilerinin ekonomik ve ticari bağlamda gelişmesini ve uluslararası platformlarda ticari ve ekonomik anlamda dayanışmasını, ortak çıkarlarını desteklemeyi temel edinmiş bir sivil toplum örgütüdür.

 

Türk Cumhuriyetleri ya da Arap ülkeleri ile ilgili bir konu olsa, buna öncelikle TURAB’ın müdahil olması, konu ile ilgilenmesi, bir sorun varsa çözümde katkı vermesi beklenir.

 

Beş yıl öncesi yazdığım:

TURAB’ sız “ SUUDİ ARABİSTAN BOYKOTU”NDA : MERYAD”

 başlıklı köşe yazısını hatırlıyorum.

Suudi Arabistan’ın Türk ürünlerine uyguladığı boykot konusunda Mersinli iş insanları, bir köşe yazısı yazmamı istemişlerdi.

 

Aslında, öncelikli olarak TURAB gecikmeden bu boykota karşı çıkmalıydı; üyelerinin Arap ülkeleri ile ilişkilerini bu amaçla kullanmalıydı.

Ülkelerin kritik dönemlerinde bu tür oluşumlar kendilerini gösterebilirler. Hassas dönemlerde ülkelerine katkı verebilirler, vermelidirler. Kriz dönemleri başarılarını, varlıklarının anlamını gösterebilmeleri için önemli bir zamandır.

 

Maalesef TURAB bu konuya ilgisiz kaldı.

 

Ben o günlerde uzun bir araştırma yaparak bu konuda kapsamlı bir köşe yazısı yazdım.

Daha sonra yerel basında çıkan köşe yazımın bazı Bakanlıklara ve ilgili resmi kurumlara yollandığını öğrendim.

İlginçtir, yazımın yayımlanmasından hemen sonra Cumhurbaşkanlığımız ve Suudi Hükümeti arasında uzun bir aradan sonra ilk iletişimler kurulmaya başlandı.

Daha sonra karşılıklı ziyaretler ve görüşmeler sürdü.

Sonunda ambargo kalktı.

Mersin’de üretilen mallar ambargoya takılmadan Suudi Arabistan’a ihraç edilmeye başlandı.

 

Yerel bir yazının bir şekilde çok önemli, ülke geleceğini etkileyen bir konuda etki ve katkı sağlayabileceğinin bir örneğini görmüş olduk. Konu elbette kişisel bir çabanın işaretlenmesi değildir; ulusal bir sorunda bile, kentin konumu ve işlevi gereği ilgili kişiler ve kurumlar pozisyon almalıdır; bunun da ötesinde, yerelde kamuoyu oluşturan basına ciddi bir görev düşmektedir.

*                      *                     *

Gelelim bugünlerde yaşadığımız bir olaya…

Türkî Cumhuriyetleri Güney Kıbrıs’ı tanıdı ve burada temsilcilikler açıyorlar.

Bu durumda yine  sorumluluk alma ve olaya  müdahil olma konusunda öncü olması gereken  TURAB’daki sessizlik dikkatimi çekiyor.

Ben hem kişisel olarak, hem de Türkiye İnternet Gazetecileri Akdeniz ve K.K.TC Bölge Başkanı kimliğimle kurumsal olarak, bazı bağlantılarımla konuyu Türkî Cumhuriyetlerine iletmeye çalışıyorum.

Özellikle Azerbaycan Yükseliş Partisi Genel Başkanı dostum Anar Asadlı’ya  ve Türkmenistan üst düzey yetkililerine konuyu iletiyorum ve yardımcı olmalarını talep ediyorum.

Peki TURAB niye bir sessizlik duvarının gerisine çekilmiş, bekliyor?

Zaman geçmiş değil; umarım TURAB bu konuda bir girişimde bulunur.

Konuyu izlemeye ve gelişmeleri sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.

 

HARUN ARSLAN…….27 Mayıs 2025

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

GÜNEY KIBRIS’I TANIYAN TÜRKî CUMHURİYETLERİ ve…SESSİZ TURAB

 

TURAB (Türk Arap İşadamları Derneği),  genel merkezi Mersin’de olan, büyük illerdeki şubeleri ve güçlü işadamı üyeleri ile etkili bir kuruluştur.

 

TURAB misyon olarak  7 Türk Cumhuriyeti ve 22 Arap ülkesi arasında kardeşlik ve dostluk ilişkilerinin ekonomik ve ticari bağlamda gelişmesini ve uluslararası platformlarda ticari ve ekonomik anlamda dayanışmasını, ortak çıkarlarını desteklemeyi temel edinmiş bir sivil toplum örgütüdür.

 

Türk Cumhuriyetleri ya da Arap ülkeleri ile ilgili bir konu olsa, buna öncelikle TURAB’ın müdahil olması, konu ile ilgilenmesi, bir sorun varsa çözümde katkı vermesi beklenir.

 

Beş yıl öncesi yazdığım:

TURAB’ sız “ SUUDİ ARABİSTAN BOYKOTU”NDA : MERYAD”

 başlıklı köşe yazısını hatırlıyorum.

Suudi Arabistan’ın Türk ürünlerine uyguladığı boykot konusunda Mersinli iş insanları, bir köşe yazısı yazmamı istemişlerdi.

 

Aslında, öncelikli olarak TURAB gecikmeden bu boykota karşı çıkmalıydı; üyelerinin Arap ülkeleri ile ilişkilerini bu amaçla kullanmalıydı.

Ülkelerin kritik dönemlerinde bu tür oluşumlar kendilerini gösterebilirler. Hassas dönemlerde ülkelerine katkı verebilirler, vermelidirler. Kriz dönemleri başarılarını, varlıklarının anlamını gösterebilmeleri için önemli bir zamandır.

 

Maalesef TURAB bu konuya ilgisiz kaldı.

 

Ben o günlerde uzun bir araştırma yaparak bu konuda kapsamlı bir köşe yazısı yazdım.

Daha sonra yerel basında çıkan köşe yazımın bazı Bakanlıklara ve ilgili resmi kurumlara yollandığını öğrendim.

İlginçtir, yazımın yayımlanmasından hemen sonra Cumhurbaşkanlığımız ve Suudi Hükümeti arasında uzun bir aradan sonra ilk iletişimler kurulmaya başlandı.

Daha sonra karşılıklı ziyaretler ve görüşmeler sürdü.

Sonunda ambargo kalktı.

Mersin’de üretilen mallar ambargoya takılmadan Suudi Arabistan’a ihraç edilmeye başlandı.

 

Yerel bir yazının bir şekilde çok önemli, ülke geleceğini etkileyen bir konuda etki ve katkı sağlayabileceğinin bir örneğini görmüş olduk. Konu elbette kişisel bir çabanın işaretlenmesi değildir; ulusal bir sorunda bile, kentin konumu ve işlevi gereği ilgili kişiler ve kurumlar pozisyon almalıdır; bunun da ötesinde, yerelde kamuoyu oluşturan basına ciddi bir görev düşmektedir.

*                      *                     *

Gelelim bugünlerde yaşadığımız bir olaya…

Türkî Cumhuriyetleri Güney Kıbrıs’ı tanıdı ve burada temsilcilikler açıyorlar.

Bu durumda yine  sorumluluk alma ve olaya  müdahil olma konusunda öncü olması gereken  TURAB’daki sessizlik dikkatimi çekiyor.

Ben hem kişisel olarak, hem de Türkiye İnternet Gazetecileri Akdeniz ve K.K.TC Bölge Başkanı kimliğimle kurumsal olarak, bazı bağlantılarımla konuyu Türkî Cumhuriyetlerine iletmeye çalışıyorum.

Özellikle Azerbaycan Yükseliş Partisi Genel Başkanı dostum Anar Asadlı’ya  ve Türkmenistan üst düzey yetkililerine konuyu iletiyorum ve yardımcı olmalarını talep ediyorum.

Peki TURAB niye bir sessizlik duvarının gerisine çekilmiş, bekliyor?

Zaman geçmiş değil; umarım TURAB bu konuda bir girişimde bulunur.

Konuyu izlemeye ve gelişmeleri sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.

 

HARUN ARSLAN…….27 Mayıs 2025

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

GÜNEY KIBRIS’I TANIYAN TÜRKî CUMHURİYETLERİ ve…SESSİZ TURAB

 

TURAB (Türk Arap İşadamları Derneği),  genel merkezi Mersin’de olan, büyük illerdeki şubeleri ve güçlü işadamı üyeleri ile etkili bir kuruluştur.

 

TURAB misyon olarak  7 Türk Cumhuriyeti ve 22 Arap ülkesi arasında kardeşlik ve dostluk ilişkilerinin ekonomik ve ticari bağlamda gelişmesini ve uluslararası platformlarda ticari ve ekonomik anlamda dayanışmasını, ortak çıkarlarını desteklemeyi temel edinmiş bir sivil toplum örgütüdür.

 

Türk Cumhuriyetleri ya da Arap ülkeleri ile ilgili bir konu olsa, buna öncelikle TURAB’ın müdahil olması, konu ile ilgilenmesi, bir sorun varsa çözümde katkı vermesi beklenir.

 

Beş yıl öncesi yazdığım:

TURAB’ sız “ SUUDİ ARABİSTAN BOYKOTU”NDA : MERYAD”

 başlıklı köşe yazısını hatırlıyorum.

Suudi Arabistan’ın Türk ürünlerine uyguladığı boykot konusunda Mersinli iş insanları, bir köşe yazısı yazmamı istemişlerdi.

 

Aslında, öncelikli olarak TURAB gecikmeden bu boykota karşı çıkmalıydı; üyelerinin Arap ülkeleri ile ilişkilerini bu amaçla kullanmalıydı.

Ülkelerin kritik dönemlerinde bu tür oluşumlar kendilerini gösterebilirler. Hassas dönemlerde ülkelerine katkı verebilirler, vermelidirler. Kriz dönemleri başarılarını, varlıklarının anlamını gösterebilmeleri için önemli bir zamandır.

 

Maalesef TURAB bu konuya ilgisiz kaldı.

 

Ben o günlerde uzun bir araştırma yaparak bu konuda kapsamlı bir köşe yazısı yazdım.

Daha sonra yerel basında çıkan köşe yazımın bazı Bakanlıklara ve ilgili resmi kurumlara yollandığını öğrendim.

İlginçtir, yazımın yayımlanmasından hemen sonra Cumhurbaşkanlığımız ve Suudi Hükümeti arasında uzun bir aradan sonra ilk iletişimler kurulmaya başlandı.

Daha sonra karşılıklı ziyaretler ve görüşmeler sürdü.

Sonunda ambargo kalktı.

Mersin’de üretilen mallar ambargoya takılmadan Suudi Arabistan’a ihraç edilmeye başlandı.

 

Yerel bir yazının bir şekilde çok önemli, ülke geleceğini etkileyen bir konuda etki ve katkı sağlayabileceğinin bir örneğini görmüş olduk. Konu elbette kişisel bir çabanın işaretlenmesi değildir; ulusal bir sorunda bile, kentin konumu ve işlevi gereği ilgili kişiler ve kurumlar pozisyon almalıdır; bunun da ötesinde, yerelde kamuoyu oluşturan basına ciddi bir görev düşmektedir.

*                      *                     *

Gelelim bugünlerde yaşadığımız bir olaya…

Türkî Cumhuriyetleri Güney Kıbrıs’ı tanıdı ve burada temsilcilikler açıyorlar.

Bu durumda yine  sorumluluk alma ve olaya  müdahil olma konusunda öncü olması gereken  TURAB’daki sessizlik dikkatimi çekiyor.

Ben hem kişisel olarak, hem de Türkiye İnternet Gazetecileri Akdeniz ve K.K.TC Bölge Başkanı kimliğimle kurumsal olarak, bazı bağlantılarımla konuyu Türkî Cumhuriyetlerine iletmeye çalışıyorum.

Özellikle Azerbaycan Yükseliş Partisi Genel Başkanı dostum Anar Asadlı’ya  ve Türkmenistan üst düzey yetkililerine konuyu iletiyorum ve yardımcı olmalarını talep ediyorum.

Peki TURAB niye bir sessizlik duvarının gerisine çekilmiş, bekliyor?

Zaman geçmiş değil; umarım TURAB bu konuda bir girişimde bulunur.

Konuyu izlemeye ve gelişmeleri sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.

 

HARUN ARSLAN…….27 Mayıs 2025

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

TURAB (Türk Arap İşadamları Derneği),  genel merkezi Mersin’de olan, büyük illerdeki şubeleri ve güçlü işadamı üyeleri ile etkili bir kuruluştur.

 

TURAB misyon olarak  7 Türk Cumhuriyeti ve 22 Arap ülkesi arasında kardeşlik ve dostluk ilişkilerinin ekonomik ve ticari bağlamda gelişmesini ve uluslararası platformlarda ticari ve ekonomik anlamda dayanışmasını, ortak çıkarlarını desteklemeyi temel edinmiş bir sivil toplum örgütüdür.

 

Türk Cumhuriyetleri ya da Arap ülkeleri ile ilgili bir konu olsa, buna öncelikle TURAB’ın müdahil olması, konu ile ilgilenmesi, bir sorun varsa çözümde katkı vermesi beklenir.

 

Beş yıl öncesi yazdığım:

TURAB’ sız “ SUUDİ ARABİSTAN BOYKOTU”NDA : MERYAD”

 başlıklı köşe yazısını hatırlıyorum.

Suudi Arabistan’ın Türk ürünlerine uyguladığı boykot konusunda Mersinli iş insanları, bir köşe yazısı yazmamı istemişlerdi.

 

Aslında, öncelikli olarak TURAB gecikmeden bu boykota karşı çıkmalıydı; üyelerinin Arap ülkeleri ile ilişkilerini bu amaçla kullanmalıydı.

Ülkelerin kritik dönemlerinde bu tür oluşumlar kendilerini gösterebilirler. Hassas dönemlerde ülkelerine katkı verebilirler, vermelidirler. Kriz dönemleri başarılarını, varlıklarının anlamını gösterebilmeleri için önemli bir zamandır.

 

Maalesef TURAB bu konuya ilgisiz kaldı.

 

Ben o günlerde uzun bir araştırma yaparak bu konuda kapsamlı bir köşe yazısı yazdım.

Daha sonra yerel basında çıkan köşe yazımın bazı Bakanlıklara ve ilgili resmi kurumlara yollandığını öğrendim.

İlginçtir, yazımın yayımlanmasından hemen sonra Cumhurbaşkanlığımız ve Suudi Hükümeti arasında uzun bir aradan sonra ilk iletişimler kurulmaya başlandı.

Daha sonra karşılıklı ziyaretler ve görüşmeler sürdü.

Sonunda ambargo kalktı.

Mersin’de üretilen mallar ambargoya takılmadan Suudi Arabistan’a ihraç edilmeye başlandı.

 

Yerel bir yazının bir şekilde çok önemli, ülke geleceğini etkileyen bir konuda etki ve katkı sağlayabileceğinin bir örneğini görmüş olduk. Konu elbette kişisel bir çabanın işaretlenmesi değildir; ulusal bir sorunda bile, kentin konumu ve işlevi gereği ilgili kişiler ve kurumlar pozisyon almalıdır; bunun da ötesinde, yerelde kamuoyu oluşturan basına ciddi bir görev düşmektedir.

*                      *                     *

Gelelim bugünlerde yaşadığımız bir olaya…

Türkî Cumhuriyetleri Güney Kıbrıs’ı tanıdı ve burada temsilcilikler açıyorlar.

Bu durumda yine  sorumluluk alma ve olaya  müdahil olma konusunda öncü olması gereken  TURAB’daki sessizlik dikkatimi çekiyor.

Ben hem kişisel olarak, hem de Türkiye İnternet Gazetecileri Akdeniz ve K.K.TC Bölge Başkanı kimliğimle kurumsal olarak, bazı bağlantılarımla konuyu Türkî Cumhuriyetlerine iletmeye çalışıyorum.

Özellikle Azerbaycan Yükseliş Partisi Genel Başkanı dostum Anar Asadlı’ya  ve Türkmenistan üst düzey yetkililerine konuyu iletiyorum ve yardımcı olmalarını talep ediyorum.

Peki TURAB niye bir sessizlik duvarının gerisine çekilmiş, bekliyor?

Zaman geçmiş değil; umarım TURAB bu konuda bir girişimde bulunur.

Konuyu izlemeye ve gelişmeleri sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.

 

HARUN ARSLAN…….27 Mayıs 2025

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

v

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

DİĞER YAZILARI BAŞARILI BİR İLK   : “ULUSLARARASI TEKSTİL FUARI” 01-01-1970 03:00 MERSİN… ve GEÇ HATIRLANAN TURİZM -1- 01-01-1970 03:00 YENİ RIHTIMIMIZ, YARDIM GEMİMİZ, AFAD BAŞKANIMIZ… 01-01-1970 03:00 “SESSİZ” GAZZE-YARDIM GEMİSİ… ve TOPLANTILAR 01-01-1970 03:00 “GÜÇLÜ SİVİL TOPLUM, GÜÇLÜ TÜRKİYE” … 01-01-1970 03:00 GÖNÜLLÜ EVLERİ ve HOBY BAHÇELERİ 01-01-1970 03:00 MERSİN EKONOMİ PLATFORMU (MEP)’te yeni dönem – 3 – 01-01-1970 03:00 MERSİN İÇİN “FUAR ŞANSI” 01-01-1970 03:00 “TOROSLAR BELEDİYESİ”NDE YENİ DÖNEM… 01-01-1970 03:00 NİHAYET… “TRUVA ATI” (?) UTANCINA SON 01-01-1970 03:00 TOROSLAR ELEKT. DAĞ. A.Ş BÖLGE MÜDÜRÜ TAYFUN SEVİNDİK’E ZİYARET 01-01-1970 03:00 DENİZ KENTİ MERSİN’DE… ARTIK “BİR PLAJIMIZ VAR”! 01-01-1970 03:00 “BAŞARILI BÜROKRAT” için YÜKSELME YERi : MERSİN… 01-01-1970 03:00 DÜNDEN BUGÜNE “MERSİN ÜNİVERSİTESİ ” – 1 – 01-01-1970 03:00 DÜNDEN BUGÜNE “ MERSİN ÜNİVERSİTESİ ” - 2 - 01-01-1970 03:00 “KABOTAJ BAYRAMI” / DENİZ …ve MERSİN DENİZ TİCARET ODASI 01-01-1970 03:00 MERSİN’de ÖNEMLİ ETKİNLİKLER…. ve AKSAKLIKLAR 01-01-1970 03:00 “ULUSLARARASI’na Uzak”! MERSİN’DE “ULUSLARARASILAŞMA ÇALIŞTAYI” 01-01-1970 03:00 40 YILLIK “NÜKLEER SANTRAL” HİKAYESİ …ve BUGÜNÜN ZİRVELERİ 01-01-1970 03:00 MERSİN EKONOMİ ZİRVESİ’NİN ARDINDAN 01-01-1970 03:00 BÖLGE’miz  TURİZMİ İÇİN  YENİ BİR UMUT:   WYNDAM St. PAUL HOTEL 01-01-1970 03:00 “MERSİN DENİZ TİCARET ODASIZ “DOĞU AKDENİZ DENİZ TİCARETİ”? 01-01-1970 03:00 SAHİL DÜZENLEMESİ… ve “MEZİTLİ BELEDİYESİ’ne TEŞEKKÜRLER 01-01-1970 03:00 “MERSİN’de TURİZM” ve BİR UMUT… 01-01-1970 03:00 ÖNEMLİ ve GECİKMİŞ BİR “BAKLİYAT” YAZISI… 01-01-1970 03:00 ÇEVRECİ (!) ÇIRPINIŞLAR VE MERSİN KENT KONSEYİ ‘ni İSTİFA’ya davet KOMEDİSİ… 01-01-1970 03:00 “KENT KONSEYİ” SERÜVENLERİ… VE BUGÜNÜ 01-01-1970 03:00 “CUMHURAŞKANI”nın ÇUKUROVA (ADANA – MERSİN) ZİYARETİ ARDINDAN… 01-01-1970 03:00 “CUMHURAŞKANI”nın ÇUKUROVA (ADANA – MERSİN) ZİYARETİ ARDINDAN… 01-01-1970 03:00 “TARIM FUARI”nın  ARDINDAN … 01-01-1970 03:00 MERSİN EKONOMİ ZİRVESİ …ve “MUSTAFA SEVER” 01-01-1970 03:00