SOKAKLAR AYDINLANIRKEN BELEDİYELERİN BÜTÇESİ KARARTILAMAZ!

Advert

GÜNCEL - 27-08-2026 21:30

SOKAKLAR AYDINLANIRKEN BELEDİYELERİN BÜTÇESİ KARARTILAMAZ!

9 Ağustos 2026 tarihli ve 33335 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 11573 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile belediyelerin genel bütçe vergi gelirleri payından karşılanan genel aydınlatma giderlerine ilişkin kesinti oranları ağır biçimde artırılmıştır.

Yeni düzenlemeyle;

Büyükşehir belediyeleri ve mücavir alanlarındaki belediyeler için aydınlatma giderlerine ilişkin kesinti oranı yüzde 20’den yüzde 60’a, Diğer belediyeler için yüzde 10’dan yüzde 30’a, Belediye sınırları dışında kalan yerler bakımından il özel idarelerinin payından karşılanacak oran ise yüzde 60’a

çıkarılmıştır.

Bu değişiklik, kesinti oranlarının üç katına yükseltilmesi; başka bir ifadeyle önceki uygulamaya göre yüzde 200 oranında ilave yük oluşturulması anlamına gelmektedir.

Üstelik kararın 9 Ağustos 2026 tarihinde yayımlanmasına rağmen 1 Ocak 2026 tarihinden geçerli kılınması, düzenlemeyi yalnızca ağır değil, aynı zamanda belediyelerin bütçe planlaması açısından öngörülemez hale getirmiştir.

BELEDİYELERİN ONAYLANMIŞ BÜTÇELERİ SONRADAN DEĞİŞTİRİLEMEZ!

Belediyeler, 2026 yılı bütçelerini ve yatırım programlarını çok öncesinden belirlemiş; gelirlerini, giderlerini, borç ödemelerini ve hizmet önceliklerini yürürlükteki mevzuata göre planlamıştır.

Mali yıl başladıktan aylar sonra alınan bir kararla, kesinti oranlarının 1 Ocak 2026’dan itibaren geçerli sayılması; belediyelerin onaylanmış bütçelerine geriye dönük ve öngörülemeyen yeni bir yük bindirmektedir.

Şimdi kamuoyu adına soruyoruz:

Belediyelerin bütçesinden geriye dönük olarak eksilecek bu kaynak nasıl telafi edilecektir?

Yılın ilk aylarında yapılan aydınlatma giderleri nedeniyle oluşacak farklar belediyelerden tek seferde mi kesilecektir?

Belediyelerin devam eden yatırımları, yüklenicilere yapılacak ödemeleri ve temel kamu hizmetleri bu kesintilerden nasıl korunacaktır?

Onaylanmış bütçelerde karşılığı bulunmayan bu ilave mali yük hangi hizmetlerden vazgeçilerek karşılanacaktır?

Bu sorular yanıtlanmadan yapılan her kesinti, belediyelerin mali yapısında yeni açıklar oluşturacak ve sonuçları doğrudan kent halkına yansıyacaktır.

BELEDİYE BÜTÇESİNDEN EKSİLEN HER LİRA, KENT HİZMETLERİNDEN EKSİLECEKTİR!

Belediyelerin genel bütçe vergi gelirlerinden aldığı paylar; yalnızca idari harcamalar için değil, yurttaşların günlük yaşamını doğrudan ilgilendiren temel hizmetler için kullanılmaktadır.

Bu kaynaklarda yaşanacak kayıplar;

İçme suyu ve kanalizasyon yatırımlarını, Yol, kaldırım ve altyapı çalışmalarını, Toplu taşıma hizmetlerini, Temizlik ve çevre sağlığı çalışmalarını, Sosyal yardım ve dayanışma programlarını, Kreş, öğrenci desteği ve halk sağlığı hizmetlerini, İtfaiye, afet hazırlığı ve acil müdahale kapasitesini, Kırsal mahallelere yönelik hizmetleri, Enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji yatırımlarını

doğrudan etkileyecektir.

Belediye bütçesinden eksilen her lira, sonuçta kent halkına sunulan bir hizmetten, ertelenen bir yatırımdan veya azaltılan bir sosyal destekten eksilecektir.

ASİL AĞIR YÜKÜ İLÇE BELEDİYELERİ TAŞIYACAKTIR!

Bu düzenlemenin en ağır sonuçları, gelir kaynakları büyükşehir belediyelerine göre çok daha sınırlı olan ilçe belediyelerinde görülecektir.

İlçe belediyelerinin önemli bir bölümü; personel giderleri, enerji maliyetleri, akaryakıt, temizlik, kira, bakım ve onarım harcamaları nedeniyle zaten ciddi bir mali baskı altındadır. Öz gelirleri sınırlı, merkezi bütçeden gelen paylara bağımlılıkları ise yüksektir.

Bu belediyelerin gelirlerinden yapılacak ilave kesintiler, mali tablolarında büyükşehir belediyelerine kıyasla çok daha ağır ve orantısız sonuçlar doğuracaktır.

Bir büyükşehir belediyesinin bütçesinde yönetilebilir görülebilecek bir kesinti, küçük veya orta ölçekli bir ilçe belediyesi için;

Maaş ve ücret ödemelerinde aksama, Temizlik ve saha hizmetlerinde daralma, Devam eden yatırımların durdurulması, Borçlanma ihtiyacının artması, Sosyal desteklerin azaltılması, Araç, ekipman ve bakım harcamalarının ertelenmesi

anlamına gelebilecektir.

Aynı oranı mali gücü birbirinden tamamen farklı belediyelere uygulamak, eşitlik değil; mali kapasitesi düşük belediyeler açısından açık bir adaletsizliktir.

AYDINLATMA KAMUSAL BİR HİZMETTİR!

Sokak ve genel alan aydınlatması; kamu güvenliği, trafik güvenliği, suçun önlenmesi, kent yaşamının devamlılığı ve yurttaşların güvenli biçimde kamusal alanlardan yararlanabilmesi için zorunlu bir kamu hizmetidir.

Bu hizmetin maliyetinin merkezi yönetimden yerel yönetimlere giderek daha fazla aktarılması, belediyelerin güçlendirilmesi değil, mali olarak zayıflatılması sonucunu doğuracaktır.

Elektrik Mühendisleri Odasının daha önce yaptığı değerlendirmelerde de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bütçesinde genel aydınlatma için ayrılan kaynağın azaltılmasının, aydınlatma giderlerinin daha büyük bölümünün belediye bütçelerine aktarılacağına işaret ettiği belirtilmiştir.

Bugün gelinen noktada bu uyarının gerçekleştiği görülmektedir: Merkezi bütçenin sorumluluğu azalırken belediyelerin mali yükü büyütülmektedir.

Bu yaklaşım, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi anlayışıyla bağdaşmamaktadır.

KESİNTİLER ŞEFFAF VE DENETLENEBİLİR OLMALIDIR!

Genel aydınlatmaya ilişkin enerji tüketimleri, sayaç verileri, tarifeler ve faturalandırma süreçleri kamuoyuna açık, anlaşılır ve denetlenebilir olmalıdır.

Belediyelerin bütçelerinden önemli tutarlarda kesinti yapılırken;

Hangi belediye için ne kadar tüketim hesaplandığı, Kesintiye esas alınan sayaçların ve aydınlatma tesislerinin hangileri olduğu, Kullanılan tarifenin ve birim fiyatın nasıl belirlendiği, Kayıp-kaçak, dağıtım bedeli ve diğer maliyetlerin hangi yöntemle hesaplandığı, Çalışmayan veya teknik olarak uygun olmayan aydınlatma tesislerinin faturalara dahil edilip edilmediği

açık biçimde ortaya konulmalıdır.

Belediyelerin, meslek odalarının ve kamuoyunun denetleyemediği bir faturalandırma sistemi üzerinden belediye bütçelerinden otomatik kesinti yapılması kabul edilemez.

TALEPLERİMİZ AÇIKTIR!

BİRLİKTE EMO Platformu olarak;

Kesinti oranlarını üç katına çıkaran düzenlemenin yeniden değerlendirilmesini, Kararın 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geriye dönük uygulanmasından derhal vazgeçilmesini, Geriye dönük dönemler nedeniyle belediyelere çıkarılacak farkların merkezi bütçeden karşılanmasını, Belediyelerin uğrayacağı gelir kayıplarının eksiksiz biçimde telafi edilmesini, Özellikle ilçe belediyeleri için mali kapasiteyi, nüfusu, yüzölçümünü ve hizmet yükünü dikkate alan adil bir sistem kurulmasını, Aydınlatma tüketimleri, sayaç kayıtları, faturalar ve kesinti hesaplarının belediyelerin ve meslek odalarının denetimine açılmasını, Genel aydınlatma sistemlerinde enerji verimliliğini sağlayacak LED dönüşümleri, akıllı aydınlatma ve uzaktan izleme yatırımlarının merkezi bütçeden desteklenmesini, Yerel yönetimleri doğrudan ilgilendiren bu tür mali düzenlemelerin belediyeler, meslek odaları ve ilgili kurumlarla görüşülmeden yürürlüğe konulmamasını

talep ediyoruz.

BELEDİYELERİN BÜTÇESİ KENT HALKININ BÜTÇESİDİR!

Belediyelerin kaynaklarını azaltmak, yalnızca belediye yönetimlerini değil; o kentte yaşayan bütün yurttaşları cezalandırmaktadır.

Kent hizmetlerinin sürdürülebilirliği, belediyelerin mali güvencesine ve öngörülebilir bir bütçe sistemine bağlıdır. Mali yılın ortasında alınan ve geriye yürütülen kararlarla belediyelerin bütçe dengesi bozulmamalıdır.

Bir kez daha açıkça ifade ediyoruz:

Sokakların aydınlatılması zorunlu bir kamu hizmetidir; ancak bu hizmet gerekçe gösterilerek belediyelerin bütçeleri karartılamaz.

Belediyeler mali olarak zayıflatılmamalı, kent hizmetleri kesintiye uğratılmamalı ve bu ağır yük yurttaşların omuzlarına bırakılmamalıdır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

BİRLİKTE EMO PLATFORMU

Basın açıklamamızın kamuoyuna ulaştırılması konusundaki desteğiniz için teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dileriz.

Saygılarımızla,

BİRLİKTE EMO PLATFORMU

Sözcü : Seyfettin ATAR 

 

Günün Diğer Haberleri